Girne Marina ve Çevresi

GİRNE MARİNA (GİRNE YAT LİMANI / KORDONBOYU)

Girne Marina, turistik Girne şehrinin içerisinde bulunmaktadır. At nalı şeklindeki girintinin arkasında yer alan restorant ve barlar tabloyu andıran bir görünüm sergilemektedir. Girne Marina girişinde (deniz yolu tarafından) yer alan Lusignan devrine ait kalenin varlığı ise Marina’nın zenginliğini bir o kadar daha artırmaktadır.Şu anda restorant ve bar işlevi gören binalar, önceleri Anadolu’ya ve Avrupa’ya Kıbrıs’tan ihraç edilen harup (keçi boynuzu) Ve tuz için ambar olarak kullanılıyordu. Harup ve tuzun ihraç edilmesinde önemli bir yer tutan limana İngiliz Sömürge Döneminde (1880’den sonra) dalgakıran ve tek katlı gümrük binası inşa edilerek geliştirilmeye çalışıldı. 1914 yılında bu gümrük binasına (Şu anda Marina Ofisi olarak kullanılan taştan yapılmış bina) ikinci kat daha ilave edilerek bu günkü son şekli verildi. Önceleri yolcu amaçlarıyla kullanılan liman (gümrük binası) 1991 yılında Kıbrıs Türk Turizm İşletmelerine devredeildi ve alt yapısı yapılarak Marina İşletmesi olarak hizmete açıldı. Bugün K.K.T.C’de tek olan Marina birçok yabancı tekneye çeşitli servisler vermekte ve konukseverler hizmetleri ile onları ağırlamaktadır.

 

GİRNE KALESİ

Dikdörtgen planlı olup denize hakim bir durumda inşa edilmiştir. Kesin inşa tarihi günümüze kadar belirlenememiştir. Kalıntılara dayanılarak kalenin M.S. VII. y.y.’da Kıbrıs’a başlayan Arap akınlarına karşı kenti korumak amacıyla Bizanslılar tarafından inşa edildiği tahmin edilmiştir. Kaleye Lusignan döneminde (M.S.1208 – 1211) ilaveler yapılmış, Venedik döneminde (M.S. 1489-1570) ise son şeklini almıştır. Kalenin büyük bir kısmı M.S. 1208-1211 yılları arasında Kral John Dibelin tarafından yaptırılmıştır. Lusignan krallarının barış zamanlarında dinlenme, savaş zamanlarında ise sığınma yeri idi. M.S. 1373 yılındaki Ceneviz akınlarında büyük zarar gördü. 1489 yılında Venediklilerin eline geçince savunma planlarına uygun olarak önemli değişikliklere uğradı. 1570 yılında savaşmadan Osmanlı’ların eline geçti ve yaklaşık üç asır boyunca Osmanlıların elinde kaldı. İngiliz Sömürge İdaresi döneminde (1878-1960) Polis Okulu ve hapishane olarak kullanıldı.

Liman Kale

Tarihi Mekanlar

GİRNE KALESİ

7.yy’dan kalma bir Bizans kalesi, Lüzinyanlar ve Venedikliler tarafından yenilenerek bugünkü görüntüsünü almış. Kalenin içerisinde ikinci bir müze var, Batık Gemi Müzesi. Burada tarihin bilinen en eski batık gemisi sergileniyor.

 

BALABAYIS MANASTIRI

Girne manzarasına hakim bir tepe üzerinde Lawrence Durrell’in meşhur Beylerbeyi Köyünde bir Latin Manastırı. Mimari özellikleriyle ve çevresiyle görmeye değer. Bellapais: Girne’nin 6 Km Doğusunda bulunan bu huzur verici köy Kıbrıs’ın en güzel yerlerinden biridir. Bu köyde bulunan eşsiz Gotik eser olan Bellapais Manastırı hala daha Luzinyanlar dönemindeki ihtişamını korumaktadır.

 

HALK SANATLARI MÜZESİ

Girne şehir içinde küçük bir müze. Eski bir liman evinin içerisinde yerel halk sanatı örnekleri görebilirsiniz.

 

ARHANGELOS MİHAİL İKON MÜZESİ

Eski bir Rum klisesi içerisinde çeşitli yerlerden toplanmış ikon örnekleri görebilirsiniz. Hristyanlık tarihi ile ilgili zengin bir ikon arşivi. Açık Güzel Sanatlar Müzesi Adından anlaşılabileceği gibi, bir güzel sanatlar müzesi.

 

GİRNE YAT LİMANI

Hiç şüphesiz ki Akdenizin en gizemli ve güzel şehridir. Kıyı şeridi boyunca güzel kumsalları bulunan şehir tatil komplekslerinin en yoğun bulunduğu şehir ünvanını taşıyor. Akdeniz ile Beşparmak dağları arasında kalan Girne MÖ 10.yy Akatlar tarafından kurulmuş. Şehrin en güzel yeri olan marina (liman) eski Venedik evleri, restorant ve tavernalar ile çevrilidir. Eşsiz bir güzeliğe sahip olan Girne özelikle yaz aylarında renkli balıkçı kayıkları ve lüks yatlarla dolup taşmaktadır.

Girne’nin Tarihçesi

GİRNE’NİN TARİHİ

Girne kasabasının tarihi M.Ö. 10. Yüzyıla dayanır. Ege bölgesinden gelen küçük toplulukların ilk yerleşim merkezi olan Girne, Kıbrıs’ın eski çağlardaki 10 Kırallığından birinin merkezi olarak Kıbrıs’a hakim olan çeşitli medeniyetlerin izlerini taşıyan tarihi bir kenttir. Bİzanslılar tarafından savunmaya müsait bir şekile getirilen Girne’nin eski liman bölgesi , Kale ve çevresini yeniden inşa eden Lüzinyanlar ve Venedikliler tarafından geliştirilmiştir. Osmanlılar döneminde önemsiz bir liman olarak kalan Girne, İngilizler tarafından bir liman ve sayfiye kasabası olarak yenİden düzenlenmİştİr. Gİrne kasabası İngiliz İmparatorluğu döneminde Sömürgeler arasında seyahat eden asker ve ailelerinin, güzel ve romantik atmosferi nedeniyle, durak ve tatil yeri olmuştur. Bugün de ayni karakteri taşıyan Girne kasabası, dinlendirici bir tatil için Akdenizin en ideal ve ender yerlerinden biridir. Eski yapıların muhafaza edildiği at nalı şeklindeki limanını çevreleyen Restorant, Bar ve Küçük Hoteller turistlere eşsiz bir atmosfer içinde hizmet eder. Tarihi yerler bakımından da Girne Bölgesi ziyaretçilerine iyi bİr seçim vaadeder. Tarihi Liman, Girne Kalesi, Batık Gemi Müzesi, St. Hilarion Kalesi, Balabayıs Manastırı ve Folklör Müzesi görülmeğe değer tarihi yerlerden bazılarıdır.

 

GİRNE’NİN ADI (KYRENIA)

Adanın en güzel tatil yeri olan Girne, bir söylentiye göre İ.Ö. X. Yüzyıda Peloponez’den gelen Aka’lar tarafından kurulmuştur. Kurucuları kente anavatanlarındaki bir dağın adı olan Kyrenia demişlerdir. Diğer bir söylentiye göre ise İ.Ö. IX. Yüzyıl ortalarında kıyı boyu ticaret kolonşleri kuran Fenike’liler ilk yerleşen topumdur. Roma kaynaklarında kentin adı Corineum olarak geçmektedir. Seyyah Oldenburg 1211’de Kıbrıs’ı ziyaret ettiğinde Kral I. Hugh zamanında Schernae (Kyrenia) için, ‘içerisinde sur duvarları ve burçları olan küçük yalı kasabası’ demiştir. Bu alıntılarda şirin anlamındaki ismin bugüne kadar uğradığı değişimler sonucu Girne olduğu varsayılabilir.

 

COĞRAFİ KONUM VE DOĞAL YAPI

Akdeniz’in üçüncü büyük ülkesi olan Kıbrıs’ın kuzeyinde yer alan Girne şehrinin yüzölçümü 50 kilometre karedir. Girne’nin güneyinde bulunan Girne Sıradağları batıda Kayalar köyü yakınlarında kıyıdan başlayarak, doğuda Yedikonuk köyüne kadar uzanır. Kayalar dağı, Lapta dağı, Beşparmak dağları ve Kantara dağlarından oluşmaktadır. Aynı zamanda batıdan doğuya sahil ile adanın iç taraflarını birbirine bağlayan üç önemli geçit ise sırası ile Geçitköy Boğazı, Girne Boğazı ve Mersinlik ‘ Tatlısu Boğazlarıdır. En yüksek nokta 1023 metrede Servili Tepe’dir. Bu dağların arasında yer-yer oluşan düzlükler Karpaz Yarımadasına kadar görülmektedir. Girnesıradağlarının kuzey etekleri Halep çamlarıyla doludur. Verimli bir toprak şeridi olan Girne’de narenciye, zeytin ve harup yetişir. Sahil şeridi firuze suları ile denizin tadını çıkarmak isteyenler için inanılmaz güzelliktedir.

 

İKLİM

Girne şehrine tipik Akdeniz iklimi hakimdir. Yazları uzun ve kurak, kışları ise kısa ve yağışlıdır. Yağışlar çoğunlukla yağmur şeklinde olmakta, nadiren Girne sıradağlarına kısa sürede eriyen kar düşmektedir. En soğuk Ocak ayı ortalaması 9 derece, en sıcak Temmuz ayı ortalaması 40 dercedir. Deniz kıyıları yazn serin olmakla beraber, nemli olduğundan iç kesimlere göre daha sıcaktır. Deniz suyu sıcaklığı ortalama 21.5 derece, nem ortalaması ise %68.8’dir.

Share Button